Normalim

Cihan Yüce - - Gönderilen tarih Temmuz, 5 at 2:40 am

1-Arabayı çalıştıramadık önce baya bir uğraştık, sonra çalıştı.. Siyah eski model bir klasikti belki impala belki bir pontiac bilemiyorum ben sürüyordum yanımda benliğimden bir parça sadece yolu izliyordu.. Motor sesini duyuyordum gürül gürül başka hiç bişeyi değil motoru dinliyordum üstümüzde takım elbiseler vardı biraz mafyavari tiplerdik belki italyandık, yol düz karanlık sadece ay ışığının hafifliği altında biraz aydınlanıyordu.. Sonra biz uçtuk uçurumdan, köprüden sadece düştük düşerken kimse bağırmadı birbirimizin suratına bile bakmadık ikimiz de yanyana olmaktan memnunduk hatta mutlu sayılırdık dışardan sadece arabanın patladığını gördüm.. ve yukarda tanımadığım siyah fötr şapkalı biri enkaza doğru bakıp sigara içiyordu..

2-Deli cevdet miydi adı deli cavit mi bilemiyorum c ile başlıyordu,cavit diyelim deli değildi inanılmaz delikanlıydı mahallenin en bıçkın sert külhanbeyiydi, horozdu bekçiydi namus heykeliydi, belinde bıçağı hafif bıyığı beyaz gömleği omuzlarında ceketiyle resmen caka satıyordu, yavuklusu vardı biraz nazlı biraz sarışın eski zamanlardı şimdiki sabun köpüğü delikanlılarından değildi mapustan korkmazdı çileyse çeker kaderse güler tiptendi, mahallenin namusuna şerefsizleneni köşeye sıkıştırmıştı resmen poz atıyordu rol yapıyordu yavuklusu izliyordu balkondan ve daha bir çok mahalleli balkonda bekliyordu tiyatroyu izlemekteydiler deli cavit bağırdı sen kimsin lan diye mahallenin namusuna mı göz dikmişti başını sağa sola çevirdi kıtırdattı namus düşmanının yakasından tuttu duvara yapıştırdı pozunu sağa sola atmayı unutmadı saçını düzeltti arada yavuklusunu balkondan kesti diğer kızlardan kesenler vardı gönülleri cavitteydi, cavit cakasını attı kabardıkça kabardı bağırdı uyardı tehdit etti işler çığrından çıkmadan önceki son nefeste çekti bıçağını namus arsızına soktu çekti, mahalle birbirine girdi caviti tutanlar tutmayanlar sevenler sevmeyenler yakalamaya çalıştılar cavit deli gibi bağırıyordu “gelin lan” “ez no zi” düzlük yere geldiklerinden bir kaçı daha kanlar içinde yerdeydi çok oralı olmadım hemen uzaklaştım.

3- Kör taşın kıyısında türk korkusu yaşanıyordu dinsel cinsel ahlaki cinli perili hayaletli bildiğin türk korkusu vardı öyle uyduruk batı korkusu yoktu buram buram dehşet kokuyordu içilen suyun zehir olduğu mevlevi bir yere çağrılıyordu, katil insan değildi çağıran şey zaten katil değildi bu yüke dayanamadım içinden çıkılmaz haller almadan önce terkettim orayı benim için sağlıklı değildi.

4-En komiği bu belki, ben bir bokun parçasıydım ya da boku sürüyordum bilmiyorum boruların içinde bir döngüydü benimkisi süper hızda aqualanddeki siyah borunun içinde gibiydim etrafımda boklar vardı su vardı arada sırada ishal geliyordu dev hamamböcekleriyle iç içeydim boru genişliyor düzlük yerlere çıkıyordu ben dans ediyordum sanki bok değilde dans pistinde gibi rahattım kısacası döndüm dolaştım azot karbon fosfor döngüsü oldum su oldum gübre oldum çiçek oldum böcek oldum o oldum bu oldum fabrikaya girdim pakete girdim markette çikolata oldum birinin beni almasını beklerken sıkıldım sonra biri beni aldı evine götürdü hunharca açtı paketimi ve yedi sonra mideye gittim ve yine bok oldum şu söylediğime inanın bok olmaktan memnundum ve borunun içinde benim gibi yüzlerce arkadaşımla inanılmaz bir şekilde dans ediyorduk hayatta en zevk aldığımız şey buydu.

4-Bambaşka bir arabaydı bu sefer çalışmayan ilginç bir mekaniklik içindeydim birileri bişeyler söyledi biyerlere çağırdı okadar darmadağın ki anlatmakta güçlük çekiyorum gözlerimi kapatıp sadece ne olacaksa olmasını bekledim tabutun içindeki tahta oldum bir kıymık bir tahta parçası tabutun içine girdim tabuttaki oldum ayaklarıma topraklar doldu hissettim, çıktım yukarı taaaaaaaaa en yukarı sonra lazerler başladı görünmeye “jupiter and beyond the infinite” de anlatılan yerdeydim ışıklar dans ediyordu lazerler oynuyor açılıyor kapanıyor renk değiştiriyorlardı prizmadan ışıklar geçiyor mor yeşil renklere dağılıyordu boyut görüntüsünde herşeyi analitik düzlemde görür oldum yürüyormuydum bilmiyorum ama ilerliyordum, mor lazerler en güzel görüntüleri bana sunarken arkada yıldızları seyrediyordum beyaz noktalar noktaları birleştiren beyaz çizgiler alabildiğine simetri mükemmellik renkler cümbüşler derken kaynağını göremediğim çok yaşlı bir ses “welcome my son” dedi “welcome to machine”..

Yazınız yayınlanmadıysa bir de buraya bakın?

Yazan Cihan Yüce |

REKLAMCI

“Normalim” için 4 Yorum

  1. sophie diyor ki:

    5 yüce paragraf.
    hı hı evet normalsin.

  2. cihanyuce diyor ki:

    aslen vurgu şu cümlede geçen gibi “abi benim normalim bu” “abi benim kalemim bu” gibi kalemim deyince ben bir kalemim demek gibi değil ahahaha

  3. sophie diyor ki:

    ozaman
    hı hı evet kaleminde normal
    hı hı evet senin normalinde normal
    zaten:)

  4. loren diyor ki:

    normalin süpermiş..

Yorum Yapın