Ayak sesleri geliyordu dışardan. Telaş vardı her bir adımda. Yağmurun ıslattığı toprak da çatırdatacak birkaç kuru yaprak bulmayı başarmıştı heyecan dolu ayaklar. Ezip geçiyordu. Yere bastıkça içine doluyordu çamur. Hissetmek adına birkaç cümle kurdu kafasından. Pencereden dışarı bakıyordu. Kafasını çevirmek istedi. Yalnızdı. Çeviremedi. Bir sinek kondu burnuna. Gözlerinin içine baktı sinek. Dudaklarını büzüştürüp üfledi, burnuna çarpıyordu nefesi. Kaçmadı sinek. Daha da hızlı üfledi , yine kaçmadı. Üzüldü. Ağlamaya başladı yüreği. Yeterince göz yaşı döktüğünden geçen dakikalara kuru gözler ıslanamadı. Haksız değillerdi herkes sakinlik isterdi. Gözleri de sözünü dinleyemiyordu. Kaçtı sinek. Bir sinek bile kalamamıştı yanında. Ayak sesleri kesildi. Gıcırtı vardı. Biri sallanıyordu ağaçta. Şarkı söylüyordu. ‘’ What you said to me..what you did to me.. what was i supposed to do..keep it a secret..’’ arada ıslıklarla eşlik ediyordu ‘’ dont worry, you know my lips are sealed.’’ Kadın söyletir miydi şarkı, hayat dururken? Küsebilir miydi duyguları kadına, hayat kendisini tek ayak üzerinde bekletirken? Çağırıp da gelmeyen kaç gelecek var ki artık? O aynı durakta bekliyor. Hayat aldı, hayat koydu onu oraya. İndi salıncaktan dışarıdaki. Ne çabuk yorulmuştu. Sis vardı hafif, cumartesileri genelde hava yağmurlu ve az yıldızlı olurdu. Ama gökyüzünü yine de severdi. Zaten bir o bir kendi kalırdı o saatlerde.Bir ses duydu kayalara değil de bir bedene çarptı dalgalar. Deli miydi dışarıdaki? Gece gece denize girmek! Hayatında hiç yapmamıştı ama hayali buydu. Basit bir şeydi elbette çok basit. Ama cesaret edememişti. Ertelemişti yine. İçi ürperdi ,üşüdü kendi girseydi bu saatte denize bu kadar üşümezdi. Su akıyordu toprağa doğru paçalardan. Kulağına su kaçtı içerdekinin. Sesler gitti. Hareket etmek istedi, kıpırdayamadı. Şaşırmadı zaten. Eylem vücudu seneler önce terk etmişti. İyi ki gözleri vardı.Pencerenin önüne geldi adam. Karanlık çekil aradan dedi içinden. Göremiyordu net. Kime benziyordu. Kadın ? erkek ? gençlik? Dün, bugün? Nesin sen dedi. Gölgelerdeki adam ellerini ağzına götürdü bir şeyler söyledi. Daha yüksek dedi içinden. Duyamadı. Dalgalar bu sefer kayalara vurdu. Gıcırtı sesi geldi. Kapı açıldı. Kadın içeri girdi. Hasta yatağında değil pencerenin ağzına yığılmıştı. Başarıydı eylem geri mi gelmişti vücuda. Seslendi. Adam duymadı kadını. Seslendi. Yine sinek kondu adamın burnuna. Üfüremedi. Seslendi. Dalgalar bu sefer vurmadı. Karanlık araya girdi. Kadın ellerini ağzına götürdü. Belli ki bağırdı. Bunu duydu. Orda bitti. Ertelemedi.
* şarkının Türkçesi : bana neler söyledin. Bana neler yaptın. Ne yapmam gerekiyordu? Endişelenme, biliyorsun dudaklarım mühürlü.
Yorumlar
“ses etme” Yazısı için Comments