Öldüğün günden beri barış yüzü görmedi insanlık çocuk cesetlerinden dağlar yükseliyor göklere. Yakılıyor ardından dağılsın dünyayı sarsın diye nefretleri belki daha da kötüleşir soyları. Saf ırkı yaratmak uğruna kirletirler kadınları, çocukları, hatta kırkı bile çıkmamışları…
Zincirlendi rüyalarımız bile sözlerimiz gibi. Düşüncelerimizdi afyonu acılarımızın onu da kilide vurdular. İçimizde ki gökkuşağını bile soldurdular. Altın dolu kazandaydı gözleri bu uğurda her şeyi yıktılar. Gök kuşağının rengini soldurdular.
Yine insanlar tüneller kazdılar yenidünyalara doğru. Umutla ilerlediler tünelde sonunu bilmeden çıkacakları yeri kestirmeden sadece umutla. Işığı gördüler karanlıkta yok olan duygular parladı kamaştı kalpleri. Zincirinden kurtulan düşünceler üşüştüler başlarına. Yeni dünyaydı bu artık yoktu zincir, palangalar, siyanür, yağlı ilmek ya da bir yudum zehir. İnsanlar koştular ışığa topluca, el ele, kol kola… Kimini annesi bekledi, kimini kızı, kimini vuslata eremediği sevdalısı. Kimse yoktu ki bekleyeni olmayan artık. Bazıları kurtarmak için diğerlerini geri döndüler bazıları girdiler ışığa. Geri dönenler savaştılar yıllarca kalanlar adına, gidenler anısına. Tozlu otelin kapıları açıldı ve yanan fikirlerin külleri savruldu ülkenin dört bir yanına. Dumanıydı dolan ciğerlerimize isyanın. Ve biz bir sayfayı daha böyle kapattık tarihte.
Dünya değişmedi değişmeyecek kavgalar, ölümler, katliamlar bitmeyecek bazıları dayanacak, bazıları özgürlüğe gidecek ama her zaman savaşacak birileri olacak…
Yorumlar
“Sadece…” Yazısı için Comments